29 Nisan 2010 Perşembe

Neredeyim..

Kendimi bulamıyorum. Çok güvenli olduğunu sandığım küçücük bir odada yaşıyor, bahçelere, dağlara, ormanlara gidemiyorum. Şimdi ben geçmişimi didik didik ederek, yaraları kanatarak ve tedavi ederek gözümü tekrar uzaklara diktim. Bilmediğim yerleri özlüyorum. Bu çok tanıdık, çok güvenli ve sıkıcı yerden gitmek istiyorum. Burada kendimi çok akıllı, çok bilgili sanıyorum. Çünkü bilmediğin yerde hep aptalsın, hep cahilsin ve bunun özgürlüğü insana taze nefes gibi geliyor.


Şimdi ben yola çıkarken işime yarayacağını sandığım önceden sorulmuş soruları ve cevapları yanıma alıyorum boşuna.. Onlar gidilen yerlerin haritaları. Şimdi yeni sorularım olacak ve hep hayret edeceğim. Hiçbir şey bilmeyip hayal edeceğim. Merak edeceğim.


İçimdeki sonsuz coğrafyada yeni bir yer arıyorum. Tehlikeli, ıssız ve karanlık bir yer. Bir yanda sevgi baktığım her şeyi aydınlatıp güzelleştiriyor, içimden taşan bütün güzelliği eteklerime yayıyorum, parmaklarımın ucundan ve kirpiklerimden yeşermeye başlıyor etraf. Diğer yanda aşkın ateşi tatmin edilmeyen her arzudan beslenen bir orman yangını.. Her özlediğinde bir açlık çukuru oluşuyor. Her kıskandığında depremler oluyor, yaralandığında toprak kayıyor, felaketlerin sınırı yok gibi..


Dünyayı var eden ve yok eden her şey içimde olup bitiyor. Yapıyorum, yıkıyorum, yaptıklarımın ortasında ve yıkılanların altında aramaya devam ediyorum. Merak ediyorum. Hayal ediyorum.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder