Güneşin doğuşunu ve batışını izliyorum. Oysa bana güneşin yerinde durduğunu söylüyorlar. Bu nasıl mümkün olabilir? Bence bunun tek bir açıklaması var : her sabah doğan güneş değilse, benim. Her gün tam zamanında yeniden doğuyorum, hiç yorulmadan..
Tembel bir insanım ben. Yorulmayı sevmediğim için kendime tembel diyorum. Sabahları yataktan çıkmak istemiyorum. İşe gelmek zor geliyor, eve gitmek zor geliyor. Bazen beni bıraksalar günlerce uyusam, yataktan hiç çıkmadan yaşasam diyorum. Peki ben bu kadar tembelsem hiç durmadan dünyayla birlikte dönen, her sabah bir dakika bile geç kalmadan doğan kim?
Tıpkı dünyayla bir olup döndüğünü hissetmemesi gibi, her sabah yatağındayken farkında olmadan doğması gibi yaşlanıyor insan. Yaşlandığını hissetmiyorsun. Yıllar geçiyor, pastaların üzerindeki mumları üfleyerek söndürüyorsun ve diyorsun ki kendine, ben 20 yaşındayım, 30 yaşındayım, 40 yaşındayım.. Yaşlandığını hissetmemek nasıl mümkün olabilir? Bence bunun tek bir açıklaması var : ben her ne kadar zaman içinde koşmaya devam etsem de, benliğimin bir bölümü tıpkı milyon yıl yaşındaki yıldızlar gibi duruyor. Ezelden beri ve sonsuza kadar, şimdide kalıyor.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder