1 Mayıs 2010 Cumartesi

Çekirdek..

Klinikte korkunç bir karışıklığın içinde oturuyorum. Kedilerin az önce girdiği dolaptan çıkışları yıkıcı olmuş. Kartvizitlerimin durduğu kutuyu devirip kartları ortaya saçmışlar. Kimbilir hangisinin yaptığı minik kaka ezilip yere yapışmış. Klinik kokuyor ve ne kadar toplasam, ne kadar temizlesem düzenli ve pak tutmaya yetişemiyorum. Kediler varken olmuyor, ama onlar olmadan burayı düşünemiyorum da..


Klinik benim bugüne kadar öğrendiklerimle ayakta duruyor ama kediler bana her gün yeni bir şey öğretmeye devam ediyorlar. Bugünkü ders: biyoloji ve ilahiyat.


Geçtiğimiz yaz bana bir dişi yavru kedi bıraktılar. Biraz bakıp büyüyünce bırakacaktım ama o büyüdüğünde havalar soğudu, kedi alıştı ve daha sonra kısırlaştırmam gerekeceğini düşündüğüm için onu tuttum. Mart gelince benim ameliyat etmeme fırsat kalmadan dışarı kaçtı, çiftleştiğini tahmin ettim. Doğurmasına izin vermedim, ameliyat ettim. Yaklaşık 10 günlük yaşta 3 bebekle rahmini, yumurtalıklarını aldım.


Geçen hafta kliniğe 2 yavru kedi bıraktılar. Annelerinden yeni ayrılıp sokağa atılmış 1 aylık civarı iki erkek yavru. Hastaydılar, iyileştiler. Benim dişi kedi başta hiç sevmedi bu ikisini çünkü belli ki onları benim gözümle görmüyordu. Bana göre ne kadar şirin olursa olsunlar sürekli bağırıyor, mama kabının içine giriyor ve kum kabında debelenerek oynuyorlar, kirlenip kokuyorlardı. Zamanla onlara yaklaştığını, kokladığını, hatta bir-iki yaladığını gördüm ama çoğunlukla uzaktan takip ediyor ve bazen fareyle oynar gibi canlarını yakıyordu.


Bugün ise bir ara hepsi ortadan yok oldu. Baktım ki dişi kediyle birlikte iki yavru evrak dolabına girmişler. Yavruları koynuna almış, uyutmuş, onları temizlemiş, hatta memelerine süt gelmiş, oysa yavrular emecek çağdan büyük.


Demek ki neymiş, annelik nasıl bir doğuştan gelen içgüdü ise bunu ameliyat aletleri ve bir kaç parça iplik kullanarak bir canlıdan almak mümkün değilmiş. Biyoloji bildiğimizi sanıyoruz. Hormonları biliyoruz, üreme organlarını, gebeliği, doğumu biliyoruz. Bir de kliniğimde baktığım bir dişi kedi var. Hiç doğum yapmadı. Kısırlaştırdım. Ama Tanrı bence onu yaratırken annelik bilgisinin çekirdeğini ona vermiş. Bu bilgi için yumurtalıklarına ve rahmine ihtiyaç duymayacak bir yere koymuş bu çekirdeği ki, öksüz iki yavru kedi gördüğünde bu bilgiye ulaştı. O çekirdekten annelik filizi yeşerip çiçek açtı.


Bugün ben ilahiyat dersimi aldım. Bazı temel şeyler var hayatta kalmak için, belki kutsal ve kadim bilgiler, şifreler. Bunun erkek olmakla, dişi olmakla, insan olmakla, hayvan veya bitki olmakla alakası yok. Hepimizin içindeki bir çekirdekte belki de gereken bütün bilgiler var, çünkü belki de her şey ayrı bir şey değil, tek bir şey.

1 yorum: